Mevsimler neden oluşur? Eksen eğikliği ve en yaygın yanılgı
Yazın Güneş'e daha yakın olduğumuz için mi sıcak olur? Hayır. Mevsimlerin gerçek nedeni Dünya'nın eksen eğikliğidir. Işık açısını, gün uzunluğunu ve yaygın yanılgıyı örneklerle açıklıyoruz.
Yazan: Kuazara Bilim EkibiYayın: Güncelleme: 8 dk okuma

Fotoğraf: Wolfgang Hasselmann / Unsplash
Bu yazıda · 7 bölüm
- En yaygın yanılgı: Güneş'e uzaklık
- Uzaklık farkı ne kadar etkili?
- Gerçek neden: 23,4 derecelik eğiklik
- Birinci etki: ışık ne kadar dik geliyor?
- Örnek: Ankara'da yaz ve kış öğlesi
- İkinci etki: gündüzler uzar, geceler kısalır
- Kutuplarda ve ekvatorda neler olur?
- Düşünce deneyi: Dünya hiç eğik olmasaydı?
- En sıcak gün neden gündönümü değil?
- Yanılgı neden bu kadar dirençli?
- Özetle
Bir grup insana “Yazın neden hava sıcak olur?” diye sorun. Cevapların önemli bir kısmı büyük olasılıkla şöyle olacaktır: “Çünkü yazın Dünya Güneş’e daha yakındır.” Kulağa son derece mantıklı gelir; ateşe yaklaştıkça ısınırız, değil mi? Ama bu açıklama yanlıştır. Üstelik yanlış olduğunu gösteren kanıt, çoğumuzun bildiği bir gerçekte saklıdır: Türkiye’de yaz yaşanırken Avustralya’da kış yaşanır. Aynı gezegen, aynı anda hem yakın hem uzak olamayacağına göre, mevsimlerin başka bir nedeni olmalıdır. Bu yazıda o nedeni, yani Dünya’nın eksen eğikliğini ve bunun neden bu kadar büyük bir fark yarattığını adım adım inceleyeceğiz.
En yaygın yanılgı: Güneş’e uzaklık
Önce yanılgıyı ciddiye alalım, çünkü bir yanılgıyı neden yanlış olduğunu anlayarak bırakmak, doğruyu ezberlemekten çok daha kalıcıdır.
Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesi tam bir çember değil, hafif basık bir elipstir. Bu nedenle Dünya ile Güneş arasındaki uzaklık yıl boyunca biraz değişir:
- Günberi (Güneş’e en yakın nokta): Ocak ayının başında, yaklaşık 147 milyon km.
- Günöte (Güneş’e en uzak nokta): Temmuz ayının başında, yaklaşık 152 milyon km.
Şaşırtıcı olan şu: Dünya Güneş’e en yakın konumuna ocak ayında, yani Kuzey Yarım Küre’de kışın ortasında ulaşır. Uzaklık mevsimlerin ana nedeni olsaydı, Türkiye’de ocak ayının en sıcak ay olması gerekirdi.
Uzaklık farkı ne kadar etkili?
Bir ışık kaynağından gelen enerji, uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır. Yakın ve uzak noktalar arasındaki enerji oranını hesaplayalım:
Yani Ocak ayında Dünya’ya ulaşan güneş enerjisi, Temmuz ayına göre yalnızca yaklaşık yüzde 7 fazladır. Bu küçük bir farktır ve aşağıda göreceğimiz gibi eksen eğikliğinin yarattığı farkın yanında oldukça sönük kalır. Üstelik bu etki iki yarım küre için aynı anda geçerlidir; oysa mevsimler iki yarım kürede zıttır. Uzaklık açıklaması bu gözlemi asla açıklayamaz.
Gerçek neden: 23,4 derecelik eğiklik
Dünya kendi ekseni etrafında döner ve bu eksen, yörünge düzlemine dik değildir. Yaklaşık 23,4 derece eğiktir. Daha da önemlisi, bu eksen yıl boyunca uzayda neredeyse hep aynı yöne bakar; kuzey ucu, kabaca Kutup Yıldızı’nı gösterir.
Bunun sonucu şudur: Dünya yörüngesinin bir tarafındayken Kuzey Yarım Küre Güneş’e doğru eğiktir, yörüngenin karşı tarafındayken ise Güneş’ten uzağa doğru eğiktir. Kuzey Yarım Küre Güneş’e doğru eğik olduğunda Güney Yarım Küre doğal olarak ters yöne eğiktir. İşte iki yarım kürede mevsimlerin zıt olmasının basit ve güzel açıklaması budur.
Eğiklik iki ayrı etki yaratır ve ikisi aynı yönde çalışır:
- Güneş ışınlarının geliş açısı değişir.
- Gündüzün uzunluğu değişir.
Birinci etki: ışık ne kadar dik geliyor?
Bir el fenerini masaya tam dik tutarsanız küçük, parlak bir daire oluşur. Feneri eğdiğinizde aynı ışık daha geniş, uzamış bir alana yayılır ve her noktası daha soluk görünür. Toplam ışık değişmemiştir; değişen, birim alana düşen ışık miktarıdır.
Güneş ışığı da böyledir. Güneş gökyüzünde yüksekteyken ışınlar yere dike yakın gelir ve enerji küçük bir alanda yoğunlaşır. Güneş alçaktayken aynı enerji geniş bir alana yayılır. Güneş’in ufuktan yüksekliğine dersek, yatay bir yüzeyin birim alanına düşen güç yaklaşık olarak şöyle ifade edilir:
Burada , ışınlar tam dik geldiğinde birim alana düşen güçtür. Ayrıca Güneş alçaktayken ışık atmosferde daha uzun yol kat eder ve daha fazla zayıflar; bu da etkiyi güçlendirir.
Örnek: Ankara’da yaz ve kış öğlesi
Ankara yaklaşık 40 derece kuzey enlemindedir (daha kesin olarak 39,9 derece). Öğle vakti Güneş’in yüksekliği yaklaşık olarak şu formülle bulunur:
Burada enlem, ise Güneş’in o günkü “sapma” açısıdır. Sapma, yaz gündönümünde yaklaşık , kış gündönümünde yaklaşık , ekinokslarda ise olur.
- Yaz gündönümü (21 Haziran civarı):
- Kış gündönümü (21 Aralık civarı):
Şimdi birim alana düşen gücü karşılaştıralım:
Yani yalnızca ışığın geliş açısı nedeniyle, Ankara’da yaz öğlesinde yatay bir yüzeyin her metrekaresine düşen güneş gücü, kış öğlesine göre yaklaşık iki katıdır. Bunu uzaklık etkisindeki yüzde 7’lik farkla karşılaştırın: Eğikliğin etkisi açık ara baskındır. Üstelik bu hesap atmosferdeki ek zayıflamayı hesaba katmıyor bile.
İkinci etki: gündüzler uzar, geceler kısalır
Eğiklik, gündüzün uzunluğunu da değiştirir. Kuzey Yarım Küre Güneş’e doğru eğikken, Dünya döndükçe kuzeydeki bir şehir günün daha büyük bir bölümünü aydınlık tarafta geçirir. Ankara’da en uzun gün yaklaşık 15 saat sürerken, en kısa gün yaklaşık 9 saat 20 dakika kadardır.
Daha uzun gündüz, toprağın, havanın ve suyun ısınması için daha fazla zaman; daha kısa gece ise biriken ısıyı uzaya geri vermek için daha az zaman demektir. Yazın hem ışık daha dik gelir hem de daha uzun süre gelir. Kışın ise ikisi birden tersine döner.
İlkbahar ve sonbahar ekinokslarında, yani yaklaşık 20 Mart ve 22-23 Eylül tarihlerinde, Dünya’nın ekseni Güneş’e ne yaklaşır ne de ondan uzaklaşır. Bu günlerde gece ve gündüz, dünyanın hemen her yerinde yaklaşık eşit uzunluktadır. Atmosferin ışığı kırması ve Güneş’in bir nokta değil bir disk olması nedeniyle gündüz aslında birkaç dakika daha uzun sürer; ama genel tablo değişmez. Ekinokslar, yaz ile kış arasındaki geçişin astronomik orta noktalarıdır.
Kutuplarda ve ekvatorda neler olur?
Bu etki, enleme göre çarpıcı biçimde değişir:
- Ekvatora yakın bölgelerde gün uzunluğu yıl boyunca 12 saate çok yakındır ve Güneş öğlen her zaman yüksektir. Bu yüzden ekvator bölgesinde belirgin dört mevsim yerine, çoğunlukla yağışlı ve kurak dönemler görülür.
- Dönencelerde (yaklaşık 23,4 derece kuzey ve güney enlemleri; Yengeç ve Oğlak dönenceleri) yılda en az bir gün Güneş öğlen tam tepeye çıkar.
- Kutup dairelerinin (yaklaşık 66,6 derece enlem) ötesinde yazın Güneş’in hiç batmadığı, kışın ise hiç doğmadığı günler yaşanır. Bunlara “gece yarısı güneşi” ve “kutup gecesi” denir.
Dikkat ederseniz bu enlemlerin hepsi 23,4 sayısıyla doğrudan ilişkilidir: Dönenceler ’de, kutup daireleri ’de yer alır. Eksen eğikliği, Dünya haritasındaki bu özel çizgilerin de kaynağıdır.
Düşünce deneyi: Dünya hiç eğik olmasaydı?
Eksen eğikliği sıfır olsaydı ne olurdu? Güneş her enlemde yılın her günü öğlen aynı yüksekliğe çıkar ve gündüz her yerde yaklaşık 12 saat sürerdi. Yörüngedeki küçük uzaklık değişimi nedeniyle çok hafif bir yıllık değişim olurdu, ama bugünkü anlamda yaz ve kış neredeyse ortadan kalkardı. Bir yerin iklimi, büyük ölçüde yalnızca enlemine bağlı sabit bir durum olurdu.
Şimdi tersini düşünelim: Eğiklik çok büyük, örneğin 90 derece olsaydı? Güneş Sistemi’nde buna yakın bir örnek var: Uranüs’ün ekseni yaklaşık 98 derece eğiktir. Bu nedenle Uranüs’ün kutupları, yörünge sırasında uzun yıllar boyunca sürekli Güneş görür ya da sürekli karanlıkta kalır. Bu karşılaştırma, mevsimlerin şiddetinin eğiklik açısıyla nasıl ilişkili olduğunu sezgisel olarak gösterir.
En sıcak gün neden gündönümü değil?
Bir soru daha: Güneş ışığı en dik ve gündüz en uzun olduğunda, yani yaz gündönümünde (21 Haziran civarı) neden yılın en sıcak günleri yaşanmaz? Türkiye’de en sıcak dönem genellikle temmuz ve ağustostur.
Bunun nedeni ısıl gecikmedir. Denizler, göller ve toprak büyük miktarda ısı depolar ve ısınmaları zaman alır. Gündönümünden sonra da günler hâlâ uzun ve Güneş hâlâ yüksek olduğu için Dünya, kaybettiğinden fazla enerji almaya bir süre devam eder. Sıcaklık, alınan enerjinin kaybedilenle dengelendiği noktaya kadar yükselmeyi sürdürür. Aynı mantıkla en soğuk günler de çoğunlukla kış gündönümünden birkaç hafta sonra gelir. Bir tencere suyu ocakta ısıtmaya benzer: Ocağı kıstığınız an su soğumaya başlamaz.
Yanılgı neden bu kadar dirençli?
“Yakınlık sıcaklık demektir” sezgisi, gündelik deneyimimizle uyumlu olduğu için güçlüdür. 1980’lerde Harvard mezuniyet töreninde çekilen ve “A Private Universe” adıyla bilinen bir belgeselde, üniversite mezunlarının ve öğretim üyelerinin bir kısmının da mevsimleri uzaklıkla açıkladığı görülür. Bu belgesel, eğitim araştırmalarında, kavram yanılgılarının ne kadar kalıcı olabileceğine dair sıkça anılan bir örnek hâline gelmiştir.
Bu bize öğretmenler ve veliler için önemli bir ipucu verir: Doğru cevabı söylemek yetmez. Öğrencinin kendi açıklamasını dile getirmesi, bu açıklamanın bir gözlemle (iki yarım kürede zıt mevsimler, ocaktaki günberi) çeliştiğini görmesi ve ardından yeni modeli bir el feneri ya da küre ile kendisinin denemesi çok daha etkilidir.
Özetle
- Dünya ile Güneş arasındaki uzaklık yıl içinde biraz değişir, ama mevsimlerin nedeni bu değildir. Dünya Güneş’e en çok ocak ayında yaklaşır.
- Mevsimlerin gerçek nedeni, Dünya’nın ekseninin yaklaşık 23,4 derece eğik olması ve bu eksenin uzayda hep aynı yönü göstermesidir.
- Eğiklik, hem güneş ışınlarının geliş açısını hem de gündüz uzunluğunu değiştirir.
- Ankara örneğinde, yaz öğlesinde birim alana düşen güneş gücü kış öğlesinin yaklaşık iki katıdır.
- İki yarım kürede mevsimler zıttır; bu, uzaklık açıklamasını çürüten en güçlü kanıttır.
Gökyüzünün düzenini merak ediyorsanız astronomi yazılarımıza ve konular sayfamıza göz atabilirsiniz. Kuazara’nın etkileşimli derslerinde Dünya’nın eğikliğini kendiniz değiştirip ışık açısının ve gün uzunluğunun nasıl değiştiğini deneyerek mevsimleri ezberlemeden kavrayabilirsiniz.
Sık sorulanlar
4 soruYazın Dünya Güneş'e daha mı yakındır?
Dünya'nın eksen eğikliği kaç derecedir?
Neden Avustralya'da aralık ayında yaz yaşanır?
Yılın en sıcak günleri neden 21 Haziran'da değil de temmuz ve ağustosta olur?
Kaynaklar
3 kaynak- 1.OpenStax, Astronomy 2e (yeni sekmede açılır)openstax.org
- 2.NASA Space Place — What Causes the Seasons?
- 3.Schneps, M. H., Sadler, P. M. — A Private Universe (belgesel, Harvard-Smithsonian Center for Astrophysics, 1987)
- #mevsimler
- #eksen eğikliği
- #dünya
- #güneş
- #yanılgılar
