Ay'ın evreleri nasıl oluşur? Hilalden dolunaya adım adım
Ay'ın şekli neden her gece değişir? Evrelerin Dünya'nın gölgesiyle değil, bakış açımızla ilgili olduğunu; hilal, dördün ve dolunayın sırasını ve Ay'ın doğuş saatlerini basit bir deneyle açıklıyoruz.
Yazan: Kuazara Bilim EkibiYayın: Güncelleme: 8 dk okuma

Fotoğraf: Sanni Sahil / Unsplash
Bu yazıda · 7 bölüm
- Temel fikir: Ay'ın hep yarısı aydınlıktır
- Dünya'nın gölgesi ne zaman devreye girer?
- Evrelerin sırası ve adları
- Aydınlık kesri hesaplamak
- Evde deneyelim: lamba, top ve siz
- Ay neden bazen gündüz görünür?
- Hep aynı yüzü görüyoruz
- Dünya ışığı: hilalin karanlık kısmı neden hafifçe parlar?
- Ay evreleri ve takvimler
- Özetle
Bir akşam gökyüzünde ince bir hilal görürsünüz; bir hafta sonra Ay yarım bir daireye, iki hafta sonra ise kocaman bir dolunaya dönüşmüştür. Sonra yavaş yavaş incelir ve birkaç gece hiç görünmez. Bu döngü insanlık tarihi boyunca takvimlere, bayramlara ve tarım zamanlamasına yön verdi. Ama “Ay’ın evreleri nasıl oluşur?” sorusuna verilen en yaygın cevap, ne yazık ki yanlıştır: “Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine düşüyor.” Bu yazıda evrelerin gerçek nedenini, evrelerin sırasını ve Ay’ın neden bazen gündüz gökyüzünde göründüğünü, evde yapabileceğiniz basit bir deneyle birlikte açıklıyoruz.
Temel fikir: Ay’ın hep yarısı aydınlıktır
Ay kendi ışığını üretmez; Güneş’ten gelen ışığı yansıtır. Bir küreyi tek bir ışık kaynağıyla aydınlattığınızda, kürenin her zaman kaynağa bakan yarısı aydınlık, diğer yarısı karanlıktır. Ay için de durum aynıdır: Herhangi bir anda Ay’ın tam yarısı Güneş ışığı alır.
Değişen şey Ay’ın aydınlık yarısının büyüklüğü değil, bizim o yarının ne kadarını gördüğümüzdür. Ay, Dünya’nın etrafında dolanırken Güneş, Dünya ve Ay arasındaki açı değişir. Bu açıya bağlı olarak aydınlık yarının bazen tamamını, bazen yarısını, bazen ince bir şeridini, bazen de hiçbir kısmını görmeyiz.
Kısacası evreler bir bakış açısı meselesidir. Gölgeyle hiçbir ilgisi yoktur.
Dünya’nın gölgesi ne zaman devreye girer?
Dünya’nın gölgesinin Ay’ın üzerine düştüğü bir olay elbette vardır: Ay tutulması. Ama Ay tutulması yalnızca dolunay sırasında, Güneş, Dünya ve Ay neredeyse tam bir çizgi üzerine dizildiğinde gerçekleşir. Ay tutulmasında Ay’ın kenarında görülen gölge sınırı kavislidir ve Ay çoğunlukla bakırımsı, kızıl bir renge bürünür. Evreler ise her ay düzenli olarak yaşanır ve aydınlık ile karanlık bölgeyi ayıran sınır çok farklı görünür.
Peki her dolunayda neden tutulma olmaz? Çünkü Ay’ın yörüngesi, Dünya’nın Güneş etrafındaki yörünge düzlemine göre yaklaşık 5 derece eğiktir. Bu yüzden dolunayların çoğunda Ay, Dünya’nın gölgesinin biraz üstünden ya da altından geçer. Tutulmalar ancak dolunay, Ay’ın yörüngesinin bu düzlemi kestiği noktalara yakın gerçekleştiğinde olur.
Evrelerin sırası ve adları
Ay’ın bir evre döngüsünü tamamlaması, yani bir yeni aydan bir sonrakine geçmesi ortalama 29,5 gün sürer (daha kesin olarak yaklaşık 29,53 gün). Bu süreye sinodik ay denir. Evreler sırasıyla şöyledir:
- Yeni ay: Ay, Dünya ile Güneş arasındadır. Aydınlık yüzü bize dönük değildir; Ay görünmez ya da Güneş’in parıltısı içinde kaybolur.
- Büyüyen hilal: Yeni aydan birkaç gün sonra, gün batımından sonra batı ufkunda ince bir hilal belirir.
- İlk dördün: Yaklaşık bir hafta sonra Ay’ın yarısı aydınlık görünür. Adı “dördün”dür, çünkü Ay yörüngesinin dörtte birini tamamlamıştır.
- Büyüyen şişkin ay: Aydınlık kısım yarıdan fazladır ve büyümeye devam eder.
- Dolunay: Dünya, Güneş ile Ay’ın arasındadır. Ay’ın aydınlık yarısının tamamı bize dönüktür.
- Küçülen şişkin ay: Aydınlık kısım azalmaya başlar.
- Son dördün: Yine yarım bir Ay görürüz, ama bu kez aydınlık olan taraf ilk dördünün tersidir.
- Küçülen hilal: Şafaktan önce doğu ufkunda ince bir hilal görülür; ardından döngü yeni ayla yeniden başlar.
Kuzey Yarım Küre’den bakıldığında büyüyen Ay’ın sağ tarafı aydınlıktır, küçülen Ay’ın ise sol tarafı. Güney Yarım Küre’de, örneğin Avustralya’da, bu yönler tersine döner, çünkü oradaki gözlemciler gökyüzüne bize göre “baş aşağı” bakar. Ekvatora yakın yerlerde ise hilal çoğu zaman yatık, bir kayık gibi görünür.
Aydınlık kesri hesaplamak
Biraz matematik sevenler için: Güneş ile Ay arasındaki açıya, Dünya’dan bakıldığında (psi) diyelim. Yeni ayda , dolunayda ’dir. Ay’ın görünen yüzeyinin aydınlık kesri , iyi bir yaklaşımla şöyledir:
Kontrol edelim:
- Yeni ay, : . Hiç aydınlık kısım görmeyiz.
- Dördün, : . Yarısını görürüz.
- Dolunay, : . Tamamını görürüz.
- olduğunda: . Dörtte biri aydınlık bir hilal.
Bu formül, evrelerin bir gölge değil, bir geometri sonucu olduğunu güzelce gösterir.
Evde deneyelim: lamba, top ve siz
Ay’ın evrelerini anlamanın en etkili yolu, onları kendi elinizle oluşturmaktır.
Malzemeler: Abajurunu çıkarabileceğiniz bir masa lambası (ya da güçlü bir el feneri), bir kalemin ucuna takılmış beyaz bir top ya da strafor küre, karanlık bir oda.
- Lambayı odanın bir köşesine, göz hizasına yakın yerleştirin ve yakın. Lamba Güneş’i temsil eder.
- Odanın ortasında durun. Siz Dünya’sınız; başınız da Dünya üzerindeki gözlemci.
- Topu kolunuzu uzatarak, biraz başınızın üstünde tutun. Top Ay’dır.
- Lambaya dönün ve topu lambanın önüne getirin: Topun size bakan yüzü karanlıktır. Bu yeni aydır. (Topu başınızın biraz üstünde tutmak, başınızın gölgesinin topa düşmesini engeller; bu da Ay’ın yörüngesindeki 5 derecelik eğikliği taklit eder.)
- Kolunuzu uzatmış hâlde, yerinizde yavaşça sola doğru dönün. Topun sağ kenarında ince bir aydınlık hilal belirdiğini göreceksiniz.
- Çeyrek tur döndüğünüzde topun yarısı aydınlık görünür: ilk dördün.
- Sırtınız lambaya dönük olduğunda topun size bakan yüzünün tamamı aydınlıktır: dolunay.
- Dönmeye devam edin ve son dördünü, ardından küçülen hilali izleyin.
Bu deneyde dikkat çekici bir şey fark edeceksiniz: Topun gerçekten aydınlık olan yarısı hiç değişmedi. Yalnızca sizin baktığınız açı değişti. Bu deney, öğretmenlerin sınıfta ve ailelerin evde birlikte yapabileceği en öğretici astronomi etkinliklerinden biridir.
Ay neden bazen gündüz görünür?
Birçok kişi Ay’ın yalnızca geceleri göründüğünü düşünür. Oysa evreler ile Ay’ın doğuş saati arasında sıkı bir bağ vardır:
- Yeni ay, Güneş’le yaklaşık aynı saatte doğar ve batar. Gündüz gökyüzündedir ama göremeyiz.
- İlk dördün, yaklaşık öğle saatlerinde doğar, gün batımında gökyüzünün en yüksek noktalarına yakındır ve gece yarısı civarında batar. Bu yüzden öğleden sonraları gündüz gökyüzünde kolayca görülebilir.
- Dolunay, yaklaşık gün batımında doğar ve gün doğumunda batar. Bütün gece gökyüzündedir.
- Son dördün, gece yarısı civarında doğar ve sabah saatlerinde gündüz gökyüzünde görülebilir.
Bunun nedeni basittir: Dolunayda Ay, Dünya’ya göre Güneş’in tam karşısındadır. Güneş batarken onun karşısındaki nokta doğar. Ay, yörüngesinde her gün Güneş’e göre yaklaşık 12 ile 13 derece kadar doğuya ilerler. Bu nedenle Ay her gün bir önceki güne göre ortalama 50 dakika kadar geç doğar.
Hep aynı yüzü görüyoruz
Ay’ın evreleri değişse de gördüğümüz yüzeydeki desenler, yani koyu “denizler” ve parlak dağlık bölgeler, hep aynıdır. Çünkü Ay kendi ekseni etrafındaki bir dönüşünü, Dünya etrafındaki bir dolanımıyla aynı sürede tamamlar. Buna eş zamanlı dönme ya da kütle çekimsel kilitlenme denir. Sık yapılan bir hata, Ay’ın arka yüzüne “karanlık yüz” demektir. Oysa arka yüz de evreler boyunca Güneş ışığı alır; yeni ayda arka yüzün tamamı aydınlıktır. O yüzü göremememizin nedeni karanlık olması değil, bize hiç dönmemesidir.
Dünya ışığı: hilalin karanlık kısmı neden hafifçe parlar?
İnce bir hilale açık bir akşamda dikkatle bakarsanız, Ay’ın karanlık kalan kısmının tamamen kara olmadığını, soluk, külrengi bir ışıkla belirdiğini görebilirsiniz. Bu ışığa Dünya ışığı denir. Güneş ışığı Dünya’nın bulutlarından, okyanuslarından ve kara parçalarından yansıyarak Ay’a ulaşır, oradan da tekrar bize döner. Yani hilalin karanlık kısmında gördüğümüz ışık, bir anlamda Dünya’nın kendi yansımasıdır.
Bu olayın doğru açıklaması, 16. yüzyılın başlarında Leonardo da Vinci’nin defterlerinde yer alır. Hilal evresinde Ay’dan bakan bir gözlemci için Dünya neredeyse “dolu” görünür; bu yüzden Dünya ışığı en çok ince hilal evrelerinde belirgindir.
Ay evreleri ve takvimler
Sinodik ayın yaklaşık 29,5 gün sürmesi, insanlığın ilk takvimlerine temel oluşturmuştur. On iki sinodik ay yaklaşık 354 gün eder; bu da güneş yılından yaklaşık 11 gün kısadır. Yalnızca Ay’a dayalı takvimlerde bayramların her yıl yaklaşık 11 gün erkene kaymasının nedeni budur. Bazı takvimler ise araya düzenli olarak ek bir ay ekleyerek Ay ve Güneş döngülerini uyumlu tutmaya çalışır.
Burada küçük bir ayrıntı daha var: Ay’ın yıldızlara göre Dünya etrafındaki bir turu yaklaşık 27,3 gün sürer. Buna yıldız ayı denir. Peki evre döngüsü neden daha uzun? Çünkü Ay bir tur atarken Dünya da Güneş etrafında ilerler. Ay’ın Güneş’e göre aynı konuma, örneğin yine yeni ay konumuna gelmesi için iki günden biraz fazla yol daha alması gerekir.
Özetle
- Ay’ın her zaman yarısı Güneş tarafından aydınlatılır.
- Evreler, bu aydınlık yarının ne kadarını gördüğümüze bağlıdır; Dünya’nın gölgesiyle ilgili değildir.
- Dünya’nın gölgesi Ay’a yalnızca Ay tutulmalarında düşer ve bu her dolunayda olmaz, çünkü Ay’ın yörüngesi yaklaşık 5 derece eğiktir.
- Bir evre döngüsü yaklaşık 29,5 gün sürer.
- Evre ile doğuş saati birbirine bağlıdır: Dolunay gün batımında doğar, ilk dördün öğle saatlerinde.
Bu ay bir defter alıp her akşam Ay’ın şeklini ve gökyüzündeki konumunu çizmeyi deneyin; iki hafta sonunda evrelerin mantığını kendi gözlemlerinizden çıkarmış olacaksınız. Daha fazlası için astronomi yazılarımıza göz atabilir, Kuazara’daki etkileşimli derslerde Güneş, Dünya ve Ay’ı kendiniz hareket ettirerek evrelerin nasıl oluştuğunu deneyerek kavrayabilirsiniz.
Sık sorulanlar
4 soruAy'ın evreleri Dünya'nın gölgesinden mi kaynaklanır?
Ay'ın bir evre döngüsü kaç gün sürer?
Ay neden gündüz de görünür?
Ay'ın karanlık yüzü gerçekten hep karanlık mıdır?
Kaynaklar
3 kaynak- 1.OpenStax, Astronomy 2e (yeni sekmede açılır)openstax.org
- 2.NASA Science — Moon Phases
- 3.Ridpath, I. (ed.) — A Dictionary of Astronomy, Oxford University Press
- #ay
- #ay evreleri
- #dolunay
- #hilal
- #gökyüzü gözlemi
