İçeriğe geç
Bilim ve Kültür

Altın oran nedir? Mona Lisa'dan ayçiçeğine efsaneler ve gerçekler

Altın oranın piramitlerde, Parthenon'da, Mona Lisa'da ve insan yüzünde gizli olduğu söylenir. Bu iddiaların çoğu ölçümlere dayanmaz. Altın oranın gerçek matematiğini ve doğada gerçekten nerede göründüğünü ayıklıyoruz.

Yazan: Kuazara Bilim EkibiYayın: Güncelleme: 5 dk okuma

Ayçiçeğinin spiral tohum dizilimli merkezinin yakın çekimi

Fotoğraf: Aaron Burden / Unsplash

Bu yazıda · 8 bölüm

İnternette “altın oran” diye aratın: Mısır piramitleri, Parthenon tapınağı, Mona Lisa, ünlü logolar, ayçiçekleri, deniz kabukları, hatta “mükemmel yüz” ölçüleri karşınıza çıkar. Bu kadar çok yerde göründüğü söylenen bir sayı gerçekten evrenin gizli tasarım kuralı olabilir mi? Bu yazıda önce altın oranın gerçek matematiğini öğreneceğiz, sonra da bir bilim insanı gibi davranıp iddiaları tek tek sınayacağız. Göreceksiniz ki gerçek hikâye, efsanelerden daha az büyülü ama çok daha ilginç.

Altın oran tam olarak nedir?

Bir doğru parçasını iki parçaya ayırdığınızı düşünün: uzun parça aa, kısa parça bb. Eğer bütünün uzun parçaya oranı, uzun parçanın kısa parçaya oranına eşitse, bu bölme altın orandır:

a+ba=ab=φ\frac{a + b}{a} = \frac{a}{b} = \varphi

Bu oran, Yunan alfabesindeki fi (φ\varphi) harfiyle gösterilir. Değeri şudur:

φ=1+52≈1,618\varphi = \frac{1 + \sqrt{5}}{2} \approx 1{,}618

Bu değer nereden çıkıyor? Kısa parçayı b=1b = 1 alırsak ve uzun parçaya xx dersek, tanım bize x+1x=x\frac{x + 1}{x} = x eşitliğini verir. İki tarafı xx ile çarparsak x2=x+1x^2 = x + 1, yani x2−x−1=0x^2 - x - 1 = 0 denklemini elde ederiz. Bu ikinci dereceden denklemin pozitif çözümü tam olarak 1+52\frac{1 + \sqrt{5}}{2}’dir. Yani altın oran, gizemli bir sayı değil, basit bir denklemin çözümüdür.

Altın oranın şaşırtıcı birkaç özelliği vardır. Örneğin karesini almak için sadece 1 eklemek yeterlidir: φ2=φ+1≈2,618\varphi^2 = \varphi + 1 \approx 2{,}618. Tersini almak içinse 1 çıkarmak yeterlidir: 1φ=φ−1≈0,618\frac{1}{\varphi} = \varphi - 1 \approx 0{,}618. Ondalık kısımların aynı kalması tesadüf değil, tanımın doğrudan bir sonucudur.

Tarihte altın oran

Bu oranın bilinen en eski açık tanımı, MÖ 300 civarında yazılmış Öklid’in Elemanlar kitabındadır. Öklid buna “uç ve orta oran” der ve onu, düzgün beşgen gibi şekilleri çizmek için kullanır. Gerçekten de düzgün bir beşgende köşegenin kenara oranı tam olarak φ\varphi’dir. Beş köşeli yıldızın içinde altın oran defalarca karşımıza çıkar.

1509’da İtalyan matematikçi Luca Pacioli, bu orana De divina proportione (“İlahi Oran Üzerine”) adlı bir kitap ayırdı. Kitaptaki geometrik cisim çizimlerini Leonardo da Vinci yaptı. “Altın oran” ya da “altın kesit” adı ise çok daha yenidir; 19. yüzyılda Almanya’da yaygınlaştı. Yani Antik Çağ’da kimse buna “altın oran” demiyordu.

Fibonacci sayılarıyla gizli bağ

1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89... Bu dizide her sayı, kendinden önceki iki sayının toplamıdır. Buna Fibonacci dizisi denir. Şimdi ardışık terimlerin oranlarına bakalım:

85=1,6138=1,6252113≈1,6153421≈1,619\frac{8}{5} = 1{,}6 \qquad \frac{13}{8} = 1{,}625 \qquad \frac{21}{13} \approx 1{,}615 \qquad \frac{34}{21} \approx 1{,}619

Oranlar giderek φ≈1,618\varphi \approx 1{,}618’e yaklaşır. Bu, matematiğin gerçekten şaşırtıcı ve kanıtlanmış bir sonucudur.

Doğada gerçekten nerede var?

Altın oranın doğadaki en sağlam örneği, bitkilerde yaprak ve tohum dizilişidir. Ayçiçeğinin ortasındaki tohumlara dikkatle bakarsanız, bir yöne ve diğer yöne dönen sarmallar görürsünüz. Bu sarmalların sayısı çoğu zaman ardışık iki Fibonacci sayısıdır; örneğin 34 ve 55. Çam kozalakları ve ananaslarda da benzer bir düzen görülür.

Bunun nedeni şöyle açıklanır: Büyüyen bir bitkide her yeni tohum, bir öncekine göre yaklaşık 137,5 derece dönmüş bir konumda oluşur. Bu açıya “altın açı” denir ve tam çemberin altın oranla bölünmesinden elde edilir. Bu açı, tohumların üst üste binmeden, boşluk bırakmadan sıkışık biçimde dizilmesini sağlar. Yani burada altın oran bir “güzellik kuralı” değil, büyüme sürecinin verimli bir sonucudur. Yine de her bitkide kusursuz değildir; istisnalar da vardır.

Efsane mi, gerçek mi?

Şimdi en popüler iddiaları sınayalım:

  • Parthenon altın orana göre yapıldı. Bunu destekleyen tarihî bir belge yoktur. Ölçümler, hangi noktalardan ölçtüğünüze göre çok farklı oranlar verir. Yeterince çok nokta seçerseniz, her binada 1,6’ya yakın bir oran bulabilirsiniz.
  • Mısır piramitleri altın oranla tasarlandı. Büyük Piramit’in bazı ölçüleri 1,6’ya yakın oranlar verir; ama aynı ölçüler başka sayılarla da açıklanabilir. Mısırlıların bu oranı bilinçli kullandığına dair bir kanıt yoktur.
  • Mona Lisa’nın yüzü altın dikdörtgene sığar. Dikdörtgenin nereye çizileceği tamamen keyfidir. Leonardo’nun Pacioli’nin kitabını resimlemiş olması, kendi tablolarında bu oranı kullandığı anlamına gelmez.
  • Nautilus kabuğu altın oranla büyür. Kabuk gerçekten bir logaritmik sarmaldır; ama ölçümler, büyüme oranının genellikle altın orandan belirgin şekilde farklı olduğunu göstermiştir.
  • İnsanlar en çok altın dikdörtgeni beğenir. 19. yüzyılda psikolog Gustav Fechner bu yönde sonuçlar bildirdi. Ancak sonraki deneyler tutarsız sonuçlar verdi; insanların tercihleri kişiden kişiye ve deneyin nasıl yapıldığına göre değişiyor.
  • Bazı sanatçılar altın oranı bilerek kullandı. Bu doğrudur. Örneğin 20. yüzyılda mimar Le Corbusier, “Modulor” adını verdiği ölçü sisteminde altın orandan açıkça yararlandı. Ama bilinçli kullanımın olduğu yerde bile, bu oranın eseri “güzel” yaptığını kanıtlamaz.

Matematikçi George Markowsky, 1992’de yayımladığı bir makalede bu tür iddiaların çoğunun ölçüm hatalarına ve seçici örneklemeye dayandığını ayrıntılı biçimde gösterdi.

Neden bu kadar kolay kanıyoruz?

Bu efsanelerin yayılmasının iki önemli nedeni var. Birincisi, ölçüm esnekliği: Bir resimde ya da binada yüzlerce olası uzunluk vardır. Bunların içinden 1,6’ya yakın olanları seçip diğerlerini görmezden gelirseniz, aradığınızı mutlaka bulursunuz. İkincisi, yaklaşıklık: 1,5 ile 1,7 arasındaki her oranı “neredeyse altın oran” saymak, iddiayı sınanamaz hâle getirir.

Bilimsel düşünme tam da burada devreye girer: Bir iddiayı sınamak için, ölçüm noktalarını önceden belirlemek, karşı örnekleri de kaydetmek ve sonucu tesadüfle karşılaştırmak gerekir.

Kendiniz deneyin

Bir cetvel alın ve sınıf arkadaşlarınızın boyunu ve göbek deliğine kadar olan yüksekliğini ölçün (izinlerini alarak!). Oranları hesaplayın. Muhtemelen 1,5 ile 1,7 arasında dağılan sonuçlar bulacaksınız. Ortalama 1,6’ya yakın çıkabilir, ama tek tek sonuçların ne kadar farklı olduğuna bakın. “İnsan vücudu altın orana göre yapılmıştır” demek, bu dağılımı görmezden gelmek demektir.

Özet

  • Altın oran φ=1+52≈1,618\varphi = \frac{1+\sqrt{5}}{2} \approx 1{,}618’dir ve Öklid’den beri bilinir.
  • Ardışık Fibonacci sayılarının oranı altın orana yaklaşır; bu kanıtlanmış bir gerçektir.
  • Bitkilerdeki tohum ve yaprak dizilişlerinde altın açı ve Fibonacci sayıları sıkça görülür.
  • Parthenon, piramitler, Mona Lisa ve nautilus kabuğu hakkındaki popüler iddiaların çoğu güvenilir kanıta dayanmaz.
  • Bir iddiayı sınarken ölçüm noktalarını önceden belirlemek ve karşı örnekleri de saymak gerekir.

Sık sorulanlar

4 soru

Altın oran kaçtır?

Altın oran, (1 + √5) / 2 değerine eşittir ve yaklaşık 1,618'dir. Fi (φ) harfiyle gösterilir.

Altın oran ile Fibonacci dizisi arasında ne ilişki vardır?

Fibonacci dizisinde ardışık iki terimin oranı, dizide ilerledikçe altın orana giderek yaklaşır. Örneğin 34/21 yaklaşık 1,619'dur.

Mona Lisa altın orana göre mi yapıldı?

Bunu gösteren güvenilir bir kanıt yoktur. Tablonun üzerine çizilen 'altın dikdörtgenler' keyfi noktalara dayanır. Leonardo'nun altın oranı bilerek kullandığına dair bir belge bulunmamaktadır.

Altın oran doğada gerçekten var mı?

Bazı yerlerde evet. Ayçiçeği tohumları ve çam kozalaklarındaki sarmal sayıları çoğu zaman Fibonacci sayılarıdır ve tohumlar yaklaşık 137,5 derecelik altın açıyla dizilir. Ancak her doğal yapıda altın oran aramak yanıltıcıdır.

Kaynaklar

3 kaynak
  1. 1.MacTutor History of Mathematics — The Golden ratio (yeni sekmede açılır)mathshistory.st-andrews.ac.uk
  2. 2.Markowsky, G. — Misconceptions about the Golden Ratio, The College Mathematics Journal, 23(1), 1992
  3. 3.Livio, M. — The Golden Ratio: The Story of Phi, the World's Most Astonishing Number, Broadway Books (2002)
  • #altın oran
  • #fibonacci
  • #fi sayısı
  • #matematik ve sanat
  • #bilimsel düşünme