İçeriğe geç
Bilim Tarihi

Piri Reis haritası: Gerçekler ve efsaneler

1513'te Gelibolu'da ceylan derisine çizilen, 1929'da Topkapı Sarayı'nda fark edilen bir harita. Kolomb'un kayıp haritasının izini taşıyor; Antarktika'yı buzsuz gösterdiği iddiası ise bir efsane. Haritanın gerçekte neyi anlattığını kaynak notlarıyla okuyoruz.

Yazan: Kuazara Bilim EkibiYayın: Güncelleme: 6 dk okuma

Bu yazıda · 8 bölüm

1929, İstanbul. Topkapı Sarayı’nın kütüphanesinde eski el yazmalarını incelemekle görevli Alman ilahiyatçı Gustav Adolf Deissmann, katlanmış bir parşömen parçasını açıyor. Ceylan derisinin üstünde renkli kıyılar, adalar, gemiler, tuhaf hayvan resimleri ve küçük, sık yazılmış Osmanlıca notlar var. Notlardan biri, haritanın Hicri 919 yılında, yani 1513’te, Gelibolu’da çizildiğini söylüyor. Çizenin adı da yazıyor: Kemal Reis’in yeğeni Piri Reis.

O günden beri bu harita hem bilim tarihçilerinin hem de gizem meraklılarının gözdesi. Ama iki grubun gördüğü harita çok farklı. Biri, 16. yüzyıl başında bilginin nasıl toplandığını gösteren eşsiz bir belge görüyor. Öteki, buz çağından kalma kayıp bir uygarlığın izini. Bu yazıda ikisini ayırıyoruz.

Gelibolulu bir denizci

Piri Reis yaklaşık 1465–1470 yıllarında doğdu ve Gelibolu’da yetişti. Gençliğinde amcası Kemal Reis’in yanında Akdeniz’deki deniz seferlerine katıldı; kıyıları, limanları, rüzgârları yıllarca bizzat tanıdı. Sonraki yıllarda Osmanlı donanmasında önemli görevler aldı. Hayatı acı bitti: Basra Körfezi’ndeki başarısız bir seferin ardından 1553’te Kahire’de idam edildi.

Onu tarihte kalıcı kılan şey, kılıcı değil kalemiydi. Bir denizci olarak gördüklerini, bir bilgin titizliğiyle yazıya ve haritaya döktü.

Ceylan derisinde bir derleme

Elimizdeki harita yaklaşık 90 × 63 cm’lik bir parşömendir ve daha büyük bir dünya haritasının batı parçasıdır. Üzerinde İspanya ve Batı Afrika kıyıları, Atlas Okyanusu, Karayip adaları ve Güney Amerika’nın doğu kıyıları görülür. Haritanın geri kalanı kayıptır; doğu parçasında Hint Okyanusu’nun ve Asya’nın olduğu düşünülür, ama bu bir tahmindir.

Haritayı asıl değerli kılan, üzerindeki notlardır. Piri Reis, haritayı yaklaşık 20 kaynaktan derlediğini açıkça yazar. Bunlar arasında Büyük İskender çağına yakıştırdığı ve Batlamyus geleneğinden geldiği düşünülen haritalar, Hindistan’ı gösteren bir Arap haritası, dört yeni Portekiz haritası ve Kolomb’un batı bölgelerini gösteren bir haritası vardır.

Bu, bugün bir araştırmacının “kaynakça” dediği şeydir. Piri Reis farklı ölçekte, farklı yönde çizilmiş haritaları bir araya getirdi, birbirleriyle karşılaştırdı ve tek bir deriye sığdırmaya çalıştı. Bu yüzden haritanın bazı kıyıları kayar, uzar ya da beklenmedik biçimde birleşir. Bunlar bir “gizem” değil, derleme yönteminin doğal izleridir.

Kolomb’un kayıp haritasının izi

Kristof Kolomb’un Amerika yolculuklarında kendi çizdiği haritalar günümüze ulaşmadı. Bu yüzden Piri Reis’in “Kolomb’un haritasından yararlandım” notu tarihçiler için çok önemlidir: Harita, o kayıp belgenin izini taşıyabilecek ender kaynaklardan biridir. Karayipler’in bu haritadaki görünüşü, Kolomb’un o bölgeye dair düşüncelerinin bir yansıması olarak incelenmiştir.

Burada bir ayrım yapmak gerekir. Belgelenmiş olan, Piri Reis’in Kolomb’un bir haritasını kullandığını yazmasıdır. Bu haritanın tam olarak hangi harita olduğu ve Piri Reis’e nasıl ulaştığı ise kesin değildir.

Bir başka yaygın iddia da haritanın “Amerika’yı gösteren ilk harita” olduğudur. Değildir: Juan de la Cosa’nın 1500 tarihli haritası ve “Amerika” adını ilk kullanan 1507 tarihli Waldseemüller haritası daha eskidir. Piri Reis haritası, Amerika’yı gösteren en eski haritalardan biridir; bu da yeterince etkileyicidir.

Kitâb-ı Bahriyye: bir denizcinin kılavuzu

Piri Reis’in ikinci büyük eseri Kitâb-ı Bahriyye’dir (Denizcilik Kitabı). İlk biçimini 1521’de, genişletilmiş biçimini 1526’da hazırladı. Kitap, Akdeniz’in ve Ege’nin kıyılarını, limanlarını, demir yerlerini, sığlıklarını ve rüzgârlarını yüzlerce harita ve açıklamayla anlatır. Bir denizcinin “bu koya hangi rüzgârda girilir, bu burnun önünde nerede kaya var” sorularına cevap veren pratik bir kılavuzdur.

1528 tarihli ikinci bir harita parçası da Topkapı’da korunur; Kuzey Atlantik’i ve Orta Amerika’nın bir bölümünü gösterir.

Enlem çizgisi olmayan bir harita

Piri Reis’in haritası portolan geleneğindedir. Bu haritalarda bugün alıştığımız enlem–boylam ağı yoktur. Onun yerine rüzgâr gülleri ve onlardan her yöne yayılan pusula çizgileri vardır. Denizci, iki liman arasındaki çizgiye paralel bir pusula çizgisi bulur ve hangi yöne dümen kıracağını okur. Akdeniz gibi dar bir denizde bu yöntem çok iyi çalışır.

Okyanusta ise iş zorlaşır, çünkü Dünya bir küredir. Bir küreyi düz bir deriye bozmadan aktarmak imkânsızdır; bunu 1775’te Leonhard Euler kanıtladı, 1827’de Carl Friedrich Gauss da ünlü “olağanüstü teoremi”yle bunun derindeki nedenini gösterdi. Her harita projeksiyonu bir şeyi korumak için başka bir şeyi feda eder. 1569’da Gerardus Mercator’un geliştirdiği projeksiyon açıları korur ve pusula rotalarını düz çizgi yapar; buna karşılık kutuplara yakın bölgeleri çok büyük gösterir. Piri Reis’in haritası ise bir projeksiyon kuralına göre değil, kaynak haritaları yan yana getirerek çizildi.

“Buzsuz Antarktika” efsanesi

1966’da Amerikalı yazar Charles Hapgood, haritanın güneyinde doğuya doğru kıvrılan kıyının Antarktika’daki Kraliçe Maud Toprağı’nın buz altındaki kıyısı olduğunu ileri sürdü. Buna göre birileri bu kıyıyı, kıta henüz buzla kaplanmadan önce haritalamış olmalıydı. Sonraki popüler kitaplar fikri “kayıp ileri uygarlık” ya da “uzaylılar” ile süsledi.

İddia kulağa heyecanlı geliyor, ama kanıtlarla uyuşmuyor:

  1. Antarktika ilk kez 1820’de görüldü. 1513’te kimse bu kıtanın varlığından haberdar değildi.
  2. Buz çok eski. Antarktika yaklaşık 34 milyon yıl önce buzlanmaya başladı; Kraliçe Maud Toprağı’nın bulunduğu Doğu Antarktika milyonlarca yıldır buz altındadır. Bizim türümüz ise yaklaşık 300 000 yıldır var. O kıyıyı buzsuz gören bir insan hiç olmadı.
  3. Kıvrımın daha basit açıklamaları var. Derleme haritalarda, bilgi bittiğinde ya da parşömen yetmediğinde kıyının sayfaya sığacak biçimde bükülmesi sık görülür. Bu kıvrımın tam olarak hangi kaynaktan geldiği tartışmalıdır, ama hiçbir açıklama buzsuz bir Antarktika gerektirmez.
  4. Haritanın kendi notu. O bölgenin yanına düşülmüş bir not, bu toprakların çok sıcak olduğunu ve büyük yılanlar bulunduğunun söylendiğini yazar. Antarktika’ya hiç benzemeyen bir tarif.

Efsane neden bu kadar sevildi?

Gizem satar. “Kayıp bir uygarlığın bilgisi” fikri, “bir denizcinin kaynakları titizlikle karşılaştırması”ndan daha heyecanlı görünür. Bazen de bir haritaya duyulan gurur, onu olduğundan başka bir şeye dönüştürme isteği doğurur.

Oysa Piri Reis’i büyük yapan şey zaten ortada: Kendi döneminin en yeni bilgisini toplaması, kaynaklarını açıkça yazması ve bir denizcinin deneyimini bir bilginin titizliğiyle birleştirmesi. Bu haritayı yüceltmek için ona Antarktika’yı göstertmeye gerek yok.

Bir iddiayı sınarken sorulacak sorular basittir: Bunu haritanın kendisi mi söylüyor? Çağdaş bir kaynak var mı? İddia bildiğimiz tarihle ve jeolojiyle uyuşuyor mu? Bir bilginin kaç kez tekrarlandığı, onun doğruluğunun kanıtı değildir.

Özet

  • Piri Reis haritası 1513’te Gelibolu’da, ceylan derisinden bir parşömene çizildi ve 1929’da Topkapı Sarayı’nda fark edildi.
  • Piri Reis haritayı yaklaşık 20 kaynaktan derlediğini yazdı; bunlardan biri Kolomb’un bugün kayıp olan bir haritasıydı.
  • Harita portolan geleneğindedir: enlem–boylam ağı yoktur, rüzgâr gülleri ve pusula çizgileri vardır.
  • “Antarktika’yı buzsuz gösterir” iddiası bir efsanedir: Kıta 1820’de görüldü ve milyonlarca yıldır buz altındadır.
  • Haritanın gerçek değeri, kaynak notlarında ve 16. yüzyıl başındaki bilgi toplama yöntemini göstermesinde yatar.

Sık sorulanlar

4 soru

Piri Reis haritası ne zaman ve nerede çizildi?

Haritanın kenarındaki nota göre Piri Reis onu Hicri 919 yılında, yani 1513'te Gelibolu'da çizdi. Harita ceylan derisinden yapılmış bir parşömen üzerindedir ve daha büyük bir dünya haritasının batı parçasıdır.

Piri Reis haritası Antarktika'yı gösteriyor mu?

Hayır. Antarktika ilk kez 1820'de görüldü ve milyonlarca yıldır buz altındadır. Haritanın güneyindeki kıvrık kıyı, derleme haritalarda görülen sayfaya sığdırma ve kaynak birleştirme izleriyle açıklanabilir; haritanın o bölgedeki notu da sıcak bir toprağı tarif eder.

Piri Reis haritasını önemli kılan nedir?

Piri Reis haritayı yaklaşık 20 kaynaktan derlediğini ve bunlardan birinin Kolomb'un haritası olduğunu yazdı. Kolomb'un kendi haritaları kayıp olduğundan, bu harita o belgenin izini taşıyan ender kaynaklardan biridir.

Kitâb-ı Bahriyye nedir?

Piri Reis'in 1521'de yazıp 1526'da genişlettiği denizcilik kitabıdır. Akdeniz ve Ege'nin kıyılarını, limanlarını, sığlıklarını ve rüzgârlarını haritalar ve açıklamalarla anlatan pratik bir kılavuzdur.

Kaynaklar

6 kaynak
  1. 1.TDV İslâm Ansiklopedisi — Pîrî Reis (yeni sekmede açılır)islamansiklopedisi.org.tr
  2. 2.McIntosh, G. C. — The Piri Reis Map of 1513, University of Georgia Press (2000)
  3. 3.Soucek, S. — Piri Reis and Turkish Mapmaking after Columbus, Khalili Collection (1996)
  4. 4.Encyclopaedia Britannica — Piri Reis
  5. 5.Snyder, J. P. — Flattening the Earth: Two Thousand Years of Map Projections, University of Chicago Press (1993)
  6. 6.DeConto, R. M., Pollard, D. — Rapid Cenozoic glaciation of Antarctica induced by declining atmospheric CO2, Nature 421 (2003)
  • #piri reis
  • #piri reis haritası
  • #harita
  • #harita projeksiyonu
  • #kolomb
  • #antarktika efsanesi
  • #bilim tarihi